Evrenin karanlık zamanları...
Gezegenler birbiri ardına Necromonge ordusunun pençesine düşmektedir.
Necromonge'nin işgalci ordularının ele geçirdiği dünyalara sunduğu
tercih basittir: Ya değişirsin, ya da ölürsün!
Bu seçeneği kabul etmeyenlerin tek umudu, birisinin ortaya çıkıp
Necromonger ordusunun yayılmasını yavaşlatmasıdır. Ancak bu duruma
isyan edenlerin ömrü kısa olmakta, kurtarıcı olarak ortaya çıkanlara da
yeterli destek gelmemektedir.
Herşey hızla kötüye giderken hayatta kalmayı başarabilenler rahatlamak
için efsanelere sarılırlar. İyinin ortaya çıkıp kötünün hakkından
geldiği efsaneler, kehanetler dilden dile dolaşmaya başlar. Ancak bazen
efsaneler de yanlış olabilir ve 'kötü'nün panzehirinin 'iyi' olacağı
şeklinde bir kural yoktur. Şeytani güçleri durdurabilmenin bazen tek
yolu vardır: Kötülüğün üzerine iyi ile değil, bir başka şeytani güç ile
gitmek...
Bunun üzerine bu büyük mücadeleye hiç hesapta olmayan bir adam davet
edilir. Sürgünden çağırılan Riddick'in (Vin Diesel) kainatı kurtarmak
gibi bir derdi yoktur. Herşeyi geride bırakalı çok olmuştur. Beş yıl
önce Taurus sistemindeki Tanrı'nın unuttuğu gezegenden kaçtıktan sonra
bir daha dönüp arkasına bakmamıştır. Peşindeki paralı askerlerden
kurtulmaya çalışarak günlerini geçirmektedir. Riddick'e göre kıyamet
kopsun ya da kopmasın hiç fark etmez. Bu tek kişilik ordunun tek derdi,
kendi hayatını kurtarmaktır. Yoluna çıkarsanız gözünü kırpmadan
canınızı alır.
Ancak beklenmeyen gelişmeler olur ve Riddick kendisini çok şiddetli
savaşlar dizisinin içinde bulur. Riddick'in evreni kurtarmak için
vermeye başladığı mücadele, kuşatma altındaki çok kültürlü uygarlıktan
başlayıp, cehennemi andıran volkanik gezegendeki yeraltı hapishanesine;
oradan da Barok tarzındaki Basilica adlı dev uzay gemisine kadar uzanır.
Kehanetlerde son savaşta tüm insanlığın kaderinin şovalye ruhlu tek bir insana bağlı olacağı öngörülür. Evrendeki tüm güçler bir araya gelse kaderi değiştiremez.