| Makale İndeksi |
|
Rüya Tabirleri
|
|
A
|
|
B
|
|
C
|
|
ç
|
|
D
|
|
E
|
|
F
|
|
G
|
|
H
|
|
I
|
|
İ
|
|
J
|
|
K
|
|
L
|
|
M
|
|
N
|
|
O
|
|
ö
|
|
P
|
|
R
|
|
S
|
|
Ş
|
|
T
|
|
U
|
|
ü
|
|
V
|
|
Y
|
|
Z
|
Sayfa 1 Toplam 29
Rüya Tabirleri
Ebu
Hureyre (r.a) rivayet ederler. Resul-i Ekrem (s.a.v) buyurdular ki:
-
"Nübüvvetten sonra baki kalacak ancak
mübeşşirattır."
Sahabiler sordular : - Mübeşşirat nedir,
Ey Allah'ın Resulü?
Buyurdular ki: - "Salih
rüyadır."
Ebu Said el-Hudri (r.a)'den ;
Nebiyy-i Zişan Efendimiz buyurdular :
-
"Sizden biriniz hoşuna gidecek bir rüya görürse bu rüya Allah'tandır. Onun için Allah
Teala'ya hamd etsin ve onu söylesin."
Yine Kainatın Nuru ve Allah'ın
Sevgilisi buyuruyorlar :
- "Beni rüyada gören kimse, uyanık iken de görecektir
veya görmüş gibidir. Zira şeytan benim suretime giremez.
Müslim'in diğer bir rivayetinde
Allah'ın Aziz Peygamberinin şöyle dediği nakledilir :
-
"Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en
doğrudur."
O halde rüyalarımızın
gerçekleşmesini
istiyorsak, doğru sözlü olmalıyız. Günahtan, haramdan, yalan
ve
gıybetten ve Yüce Dinimizin men ettiği şeylerden uzak durmalıyız. Kişi
salih olursa,
rüyası da salih olur. Kişi Rabbi Kerimine kulluk eder.
Rabbini severse, Rabbi de onu ilahi
müjdelerle rızıklandırır.
Rüya vardır, korkunç gibi durur, fakat
arkasındaki mana müjdedir. Rüya vardır, hoş ve güzel
görünür, ama sonu
güzel olmayabilir. Bütün bunları anlamak feraset işi, ilim işi, irfan
işi ve
şuur işidir.
Rüyayı gören
kadar, tabir eden de mühimdir.
Her rüya, mutlaka gerçek olacak diye bir şey de yok.
Rüyanın gerçeğe
ayna tutması, rüya sahibinin iman ve ameline, sıdk ve ihlasına
bağlıdır.
Rüya tabir
ederken de şahıs ve zamanı hesaba
katmak lazımdır. Şahıs, zaman ve hal gözetilmeden
rüyayı tabir etmek
yanıltıcı olabilir.
İnsandaki günah ve kusurlar, yüce
menzillere
ulaşmaya mani olduğu gibi, rüyalara da tesir eder. Günahkar bir
kimsenin
gördüğü rüya çok kerre çıkmaz. Bir de bu günün insanının
halini
düşününüz...
Gün boyu
binbir türlü hadiselerle haşır-neşir
olan insanın gece olunca berrak rüyalar görmesi
imkansızdır. Onun
gördükleri, gündüz boğuşup durduğu işlerin gece ruhuna
aksetmesidir.
Hem
hayatımız hem de rüyamız için haramlardan uzak kalmak, ibadetlere devamlı olmak ve
Kur'an ikliminde yaşamak lazımdır.
Bataklıkta can bülbülü dem çekmediği
gibi,
günah karanlığına boğulan kalblerde de hikmet ve marifet olmaz. Ve
cahilin canı
ilahi zevkten, ilahi neşeden nasip alamaz. Hele rüyadan
hiçbir pırıltı onun dünyasına
aksetmez.
Buna mukabil
salih bir mümine, pak ve duru bir
gönül sahibine, hakikat ehline, arif ve velilere rüya ile nice
hayal
edilmez işler anlatılmıştır. Onların rüyası "Düş" olmaktan çıkıp
gerçeğe
kapı açmıştır. Bunun alemde nice misalleri vardır.
İnsan çok kerre rüyaların dış
görünüşüne
bakar, hüküm verir. Bilmez ki o rüyanın dış görünüşü insanın içinde
ne
hikmetler, ne sırlar gizlidir. Mesela, şu rüyanın dış görünüşü insanın
tüylerini
ürpertecek kadar dehşetli. Fakat manası o nisbette güzel ve
sevindirici... Ne var ki, bu
rüyayı anlamak herkese nasip değildir.
İmam-ı Nablusi demiştir
ki :
- Bir
kimsenin rüyada Kur'an-ı Kerim
sahifesi üzerine sidik ettiğini görmesi, hafız olacak bir
çocuğunun
dünyaya gelmesine delalet eder.
Ve yine rüyada cami mihrabına sidik
ettiğini görmek, rüya sahibinin oğullarının imam olmalarına delalet eder.
Görüldüğü gibi, dış yüzüyle bu iki rüya
fena
ve kötü, hatta insanı ürperten cinsten. Ama işaret ettiği mana ne kadar
hoş ve
güzel...
Nasıl
görülürse görülsün, rüyalar
kötüye yorumlanmamalıdır. Çünkü , çoğu zaman rüya, yorumuna
göre çıkar.
Ve düşler herkese de anlatılmamalıdır. Ehli bulununca
söylenmelidir.
RÜYALARLA İLGİLİ TEMEL TAVSİYE :
Rüyalarınızı asla kötüye yormayınız;
Kötü yoracak kişiye
anlatmayınız...
|
Yayınlama yeri Genel, Bilgi
Görüntüleme: 2980