Gösterim= 120
ANAKART
Anakart, fiberglasttan yapılmış, üzerinde bakır yolların
bulunduğu, genellikle koyu yesil bir levhadır. Ana kart üzerinde, mikro
işlemci,bellek,genişleme yuvaları, BIOS ve diger yardımcı devreler yer
almaktadır.Yardımcı devrelere örnek sistem saatidir. Bütün kartların
anası diyoruz; çünkü PC’nin diğer bileşenleri bir şekilde anakarta
bağlanıyor, birbirleri ile anlaşmak için anakartı bir platform olarak
kullanıyor; yani PC’nin “sinir sistemi” anakart üzerinde yer alıyor.

Üzerinde yongalar, transistörler, veriyolları, çeşitli
donanımlar için yuvalar, slotlar, bağlantı kapıları, soketler bulunan
irice bir baskılı devre. Bir PC’nin hangi özelliklere sahip
olabileceğini belirleyen en önemli bileşen, çünkü anakart üzerindeki
elektronik bileşenler bu PC’ye hangi tür işlemciler takılabileceğini,
maksimum bellek kapasitesinin ne kadar olabileceğini, bazı bileşenlerin
hangi hızlara çıkabileceğini, hangi yeni donanım teknolojilerini
destekleyebileceğini belirliyor. Burada en belirleyici faktörlerden
biri anakartın yonga seti. O halde anakart yonga setinin tanımını
vererek işe başlayalım.
YONGASETİ
Yongaseti (chip set)
anakartın “beynini” oluşturan entegre devrelerdir. Bunlara bilgisayarın
trafik polisleri diyebiliriz: işlemci, önbellek, sistem veri yolları,
çevre birimleri, kısacası PC içindeki her şey arasındaki veri akışını
denetlerler. Veri akışı, PC’nin pek çok parçasının işlemesi ve
performansı açısından çok önemli olduğundan, yongaseti de PC’nizin
kalitesi, özellikleri ve hızı üzerinde en önemli etkiye sahip birkaç
bileşenden biridir. Eski sistemlerde PC’nin farklı bileşen ve
işlevlerini, çok sayısal yonga denetlerdi. Yeni sistemlerde hem
maliyeti düşürmek, hem tasarımı basitleştirmek hem de daha iyi
uyumluluk sağlamak için bu yongalar tek bir yonga seti olarak
düzenlendi. Günümüzde en yaygın yonga seti Intel tarafından
üretilmektedir. Intel kendi yongasetlerini, bunların desteklediği
veriyolu teknolo|ilerini de temsil edecek şekilde PCIset ve AGPset
olarak da adlandırmaktadır. Silicon Integrated Systems (SiS), Acer Labs
Inc. (ALi), VIA gibi üretici firmalann da geliştirdiği popüler yonga
setleri vardır.
VERİYOLU
PC’nizin içindeki bileşenler
birbirleri ile çeşitli şekillerde “konuşurlar”. Kasa içindeki
bileşenlerin çoğu (işlemci, önbellek, bellek, genişleme kartları,
depolama aygıtları vs.) birbirleri ile veriyolları aracılığı ile
konuşurlar. Basitçe, bilgisayarın bir bileşeninden diğerine verileri
iletmek için kullanılan devrelere veriyolu adı (bus) verilir. Bu
veriyollarının ucunda da genişleme yuvaları bulunabilir. Sistem
veriyolu denince, genelde anakart üzerindeki bileşenler arasındaki
veriyolları anlaşılır. Ayrıca anakarta takılan kartların işlemci ve
belleğe erişebilmelerini sağlayan genişleme yuvalarına da veriyolu adı
verilir. Tüm veriyolları iki bölümden oluşur: adres veriyolu ve
standart veriyolu. Standart veriyolu, PC’de yapılan işlemlerle ilgili
verileri aktarırken, adres veriyolu, verilerin nerelere gideceğini
belirler. Bir veriyolunun kapasitesi önemlidir; çünkü bir seferde ne
kadar veri transfer edilebileceğini belirler. Örneğin 16 bit’lik
veriyolu bir seferde 16 bit, 32 bit’lik veri yolu 32 bit veri transfer
eder. Her veriyolunun MHz cinsinden bir saat hızı (frekans) değeri
vardır. Hızlı bir veriyolu verileri daha hızlı transfer ederek
uygulamaların daha hızlı çalışmasını sağlar. Kullandığımız bazı donanım
aygıtları da bu veriyollarına uygun olarak üretilirler. Sadece iki
donanım aygıtını birbirine bağlayan veriyoluna “port” adı verilir.
(örneğin AGP = Advanced Graphics Port). Bugün PC’lerimizde ISA, PCI ve
AGP veriyolları bulunmaktadır. Anakartın üzerindeki farklı boyut ve
renklerde, yan yana dizilmiş kart takma yuvalarından bunları
tanıyabilirsiniz.
ISA
(Industry Standard Architecture)
Anakartınızın kenarına yakın yerde bulunan uzun siyah kart yuvaları ISA
yu-vasıdır. 17 yıldan beri kullanılan eski bir veriyolu mimarisidir.
1984′te 8 bit’ten 16 bit’e çıkarılmıştır. Ama bugün bile 8 bitlik
kartlar olabilir. Orneğin bir ISA kartın, yuvaya giren iki bölmeli
çıkıntısının sadece bir kenarında bağlantı bacakları varsa, bu 8 bitlik
bir karttır. 90′lardan itibaren çoğu aygıt’ın daha hızlı PCI modeli
çıktığından yavaş yavaş terkedilmeye başlanmıştır; hatta bugün ISA
veriyolu olmayan anakartlar bile çıkmıştır. 1993′te Intel ve Microsoft,
Tak Çalıştır ISA standardını geliştirmiştir. Böylece işletim sistemi
ISA kartların konfigürasyonunu, sizin jumper’larla, dip svvitch’lerle
boğuşmanıza gerek kalmadan otomatik yapmaktadır. Yeni çıkan PIII ve P4
anakartlarında genel olarak tercih edilmemekte P4 anakartlarda
kullanılmamaktadır.
PCI
(Peripheral Component
Interconnect) 1993′te Intel tarafından geliştirilen bu veriyolu 64
bit’liktir ama uyumluluk problemlen nedeniyle uygulamada genelde 32
bit’lik bir veri yolu olarak kullanılır. 33 veya 66 MHz saat hızlarında
çalışır. 32 bit ve 33 MHz PCI veriyolunun kapasitesi 133 MB/sn’dir.
Anakartınızda PCI yuvaları ISA yuvalarının hemen yanında bulunur; beyaz
renkte ve ISA’dan biraz daha kısadır. PCI veriyolu Tak Çalışır
desteklidir.
AGP
(Advanced Graphics Port) Sadece ekran
kartları için çıkarılmış bir veriyoludur. Grafik ağırlıklı uygulamalar
geliştikçe (örneğin 3 boyutlu grafikler, tam ekran video) işlemci ile
PC’nin grafik bileşenleri arasında daha geniş bir bant genişliğine
ihtiyaç doğmuştur. Bunun sonucunda grafik kartlarında ISA’dan bir ara
veriyolu standardı olan VESA’ya, oradan da PCI’a geçilmiştir; ama bu da
yeterli görülmeyince, grafik kartının işlemciye doğrudan ulaşmasını
sağlayacak, ona özel bir veriyolu olan AGP 1997 sonunda
geliştirilmiştir. AGP kanalı 32 bit genişliğindedir ve 66 MHz hızında
çalışır. Yani toplam bant genişliği 266 MB/sn’dir. Ayrıca özel bir
sinyalleşme metoduyla aynı saat hızında iki katı veya 4 katı daha hızlı
veri akışının sağlanabildiği 2xAGP ve 4xAGP modları vardır. 2xAGP’de
veri akış hızı 533 MB/sn olmaktadır. Ancak sistem veriyolu hızı 66 MHz
ise, 2xAGP tüm bant genişliğini kaplayıp diğer aygıtlara yer
bırakmayacağı için 66 MHz’lik anakartlarda 1xAGP kullanılır. 100 MHz
anakartlarda bant genişliği 763 MB/sn’ye çıktığından 2xAGP ile
uyumludur. AGP 4X : Günümüzde genelde kullanılan 4X modudur. Çoğu
anakart üreticisi bu modu destekliyor ve anakartlarında bu teknolojiyi
kullanıyor ve aynı zamanda tüm akran kartı üreticileri de bu
teknolojiye ayak uyduruyorlar. Bu modda AGP veriyolu hızı 66 mhz’den
100 mhz’e çıkmıştır. Bunun pratikte 800 MB/Sn olarak hesaplanabilen
bilen bir veri transfer hızıdır. Bu teknolojinin gelişmesiyle bu hız 1
GB/Sn’ye ulaşmıştır…
PORTLAR, KONNEKTÖRLER
PC ile
çalışırken kasa kapalı olduğundan anakartı görmeyiz ama çeşitli
aygıtları bağlamak için kasanın arkasında yer alan girişler (portlar)
doğrudan anakarta bağlıdır. Eski anakartlarda AT form faktörü
kullanılırken bu portlar birer kablo aracılı ile anakart üzerindeki
konnektörlere bağlanırdı; ama ATX form faktörü ile artık anakart ile
bütünleşik. Yani anakartın bir kenarında bulunan bu portlar, tam
kasanın arka kısmındaki boşluklara denk geliyor. Bu yüzden kasalar da
anakart form faktörlerine uygun olarak üretiliyor.
Anakartınız
ve kasanız ATX formundaysa (artık tüm yeni PC’lerde öyle) kas nın
arkasında tipik olarak bir klavye, bir fare portu, iki USB portu, iki
seri pc (COM portu), bir paralel port (LPT Portu) göreceksiniz.
Günümüzde klavye ve fare için artık PS/2 portu adı verilen küçül
yuvarlak, 6 pinli portlar kullanılıyor. Aslında fare seri portu da bir
adaptör yardımıyla kullanabilir (veya zaten seri kablolu fareler
vardır), ama kendine ait bir port olması daha iyidir. Seri portlara
genelde harici modemler bağlanır ama seri port kullanan başka aygıtlar
da vardır (yedel leme cihazları, dijital kameralar gibi). Paralel porta
ise yazıcı veya tarayıcı bağlanır. USB portlara neredeyse her tür hariç
cihaz bağlanabilir. Ancak USB cihazla yeni yeni yaygınlaşmaktadır.
USB’ni özelliği, seri ve paralel portlara göre çok daha hızlı olması ve
USB aygıtlar üzerindeki yeni USB portları aracılığı ile uc uca çok
sayıda cihazın zincirleme bağlanabilmesidir.
Bunların dışında,
anakart üzerine takılan (veya bütünleşik olan) grafik kartı, ses kartı,
TV kartı, SCSI kartı gibi aygıtların portları da kasa arkasında yer
alır.
Anakart üzerinde, kasa içinden ulaşılabilen portlar da
bulunur. Bunlar genel olarak iki adet IDE portu, bir disket sürücü
portu, anakart ile bütünleşikse SCSI portudur. Bu portlara takılan
yassı kablolar aracılığı ile anakartımıza sabit disk, CD sürücü, CD
yazıcı, disket sürücü gibi dahili cihazları bağlarız. Bir IDE portuna
bağlı kabloya, üzerindeki iki konnektör aracılığıyla iki cihaz
bağlanabilir.
Bunların dışında anakart üzerinde işlemciyi takmak
için bir soket veya slot bulunur. Soket, yassı dikdörtgen şeklindeki
işlemciler üzerinde iki düzlem üzerinde (enine ve boyuna) uzanan
iğnelerin oturduğu yuvaya verilen addır. Günümüz anakartlarında PGA370
tipinde 370 iğneli Celeron işlemciler için PGA soketleri, AMD K6-2 ve
K6-3 işlemciler için AGP ve 100 MHz sistem veriyolu desteği bulunan
Super 7 soketleri, Cyrix (K6-2 ve eski Pen-tium MMX işlemciler için) 66
MHz destekleyen Socket 7 tipi soketler bulunabilmektedir. Şu anda ise
P4 işlemcilerin pin sayılarına göre 423pin ve 478pin socket yapıları
mevcuttur.
Slot ise, genişleme yuvalarına benzer, uzun ince
dikdörtgen şeklindeki işlemci yuvalarına verilen isimdir. Pentium II,
slot tipi Celeron ve Pentium III işlemciler için Slot 1, Xeon
işlemciler için Slot 2 adı verilen modelleri bulunur.
ÖNBELLEK
Bugün
PC’lerde kullanılan tüm donanımlar 15 yıl öncesine göre çok daha hızlı.
Ama her bir donanım bileşeninin hızı eşit ölçüde artmadı. Örneğin
işlemcilerdeki performans gelişimi, sabit disktekilerden kat kat daha
fazladır. Hani bir PC’nin gücü en zayıf halkası kadardır derler ya,
işlemci ve bellek çok hızlı olsa da yavaş kalan bir sabit disk ile bu
performans artışını tam anlamı ile yaşamanız mümkün değildir. İşlemci
boş boş oturup kendisine bilgi gelmesini bekler. Tabii bunu önlemek
için bazı ara çözümler geliştirildi. Örneğin yakın zamanda kullanılan
bilgileri sabit diskten önbellek (cache) adı verilen bir birime
aktarılması, işlemcinin ihtiyaç duyduğunda sık kullanılan bilgileri bu
önbellek alanından alması.İşte önbelleklemenin esası budur. Bir PC’de
çeşitli bellek kademeleri vardır: birincil önbellek (L1 cache); ikincil
önbellek (L2 cache); sistem belleği (RAM) ve sabit disk veya CD-ROM.
Diyelim ki işlemci bir bilgiye ihtiyaç duyuyor. Önce gider, en hızlı
bellek türü olan L1 önbelleğe bakar. Bilgi orada varsa gecikme
olmaksızın bu bilgileri alır ve işler. L1 önbellekte yoksa L2′ye bakar
ve buradaysa nispeten küçük bir gecikme ile bilgileri alır. Orada da
yoksa önbelleğe göre daha yavaş kalan sistem belleğine, yine yoksa en
yavaşları olan sabit diske veya CD-ROM vb. bilginin geldiği cihazlara
bakar.
L1 önbellek en hızlısıdır ve günümüz PC’lerinde doğrudan
işlemci üzerindeyer alır. Bu önbellek genelde küçüktür (genelde 64K’ya
kadar; Pentium III, Pentium II ve Celeron işlemcilerde 32K; AMD K6-2 ve
K6-3 işlemcilerde 64K). L2 önbellek biraz daha yavaş ama biraz daha
büyük olabilir. Pentium II ve III’lerde boyutu 512K’dır ve işlemci ile
işlemci hızının yarı hızında haberleşir. İlk Celeron’larda yoktur;
günümüz Celeron’larında boyutu 128K’dır ve işlemciyle aynı hızda
haberleşir. AMD K6-2′lerde işlemci üzerinde değil, anakart üzerindeki
bir yuvada 2GB’a kadar L2 önbellek bulunabilir ve veriyolu hızında (66
veya 100 MHz) haberleşir. AMD K6-3′de 256K önbellek bulunur ve işlemci
ile aynı hızda haberleşir. AMD K6-3 L1 ve L2 önbelleği üzerinde
bulundurduğu, aynı zamanda kullanıldıkları anakartlarda da sistem
veriyolu hızında çalışan bir önbellek daha bulunduğu için 3. seviye
(L3) önbelleği literatüre sokmuştur.
IRQ (KESME)
(Inrerrupt
Request) Bir süre PC kullanan herkes şu ünlü “IRQ çakışması” tabirini
duyar. Peki nedir bu IRQ? Türkçesi “kesme”; yani işlemci bir işle
meşgulken, bilgisayarın bir yerinden başka bir donanımdan işlemciye
şöyle bir emir geliyor: “Benimle de ilgilen!” Yani işlemcinin işini
böler. Tabii işlemci aynı anda çok sayıda işi birden yapabilir: Klavye
ve fare kullanırken bir yandan ekrana gönderilen verileri işler, sabit
diskten okuma yapar, modemin indirdiği dosyalara bakar vs. Ama
işlemciye işini görmesi için ihtiyaç duyan bir aygıtın ona sinyal
gönderebilmesi için özel bir hatta ihtiyacı vardır. İşte buna IRQ hattı
adı verilir. PC’mizde 0′dan 15′e kadar numaralanan 16 IRQ hattı vardır.
Bunlar şu aygıtlar için kullanılabilir (”default”, yani pik aygıtın
yanı sıra bu IRQ’yu kullanabilecek diğer aygıtlar parantez içinde
verilmiştir)
IRQ 0: Sistem saati.
IRQ 1: Klavye
IRQ 2: Programlanabilir IRQ (Modemler, COM3 ve COM 4 portları)
IRQ 3: COM 2 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRO 4: COM 1 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birirnlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 5: Ses kartı (LPT2, LPT3 - yani ikinci ve üçüncü paralel portlar -
COM 3, COM 4, modemler, ağ kartlan, MPEG kartları, teyp yedekleme
birimlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 6: Disket sürücü denetleyicisi (teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 7: LPT1, yani ilk paralel port (LPT2, COM 3, COM 4, modemler, ağ
kartları, ses kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartları
IRQ 8: Gerçek zamanlı saat.
IRQ 9: (Ağ kartları, ses kartları,SCSI kartları, PCI aygıtlar, yeniden yönlendirilen IRQ2 aygıfları)
IRQ 10: (Ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, ikinci ve dördüncü IDE kanalları)
IRQ 11: (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü ve dördüncü IDE kanalları)
IRQ 12: PS/2 fare (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü IDE kanalı)
IRQ 13: FPU, yani matematik işlemci.
IRQ 14: Birinci IDE kanalı (SCSI kartlar)
IRQ 15: İkinci IDE kanalı (Ağ ve SCSI kartlar)
Normalde
bir IRQ’yu bir aygıtın kullanması gerekir; aksi halde işlemci şaşırır,
yanlış aygıta yanlış zamanda cevap verebilir. işte buna IRQ çakışması
denir. Bazen Windows Aygıt Yöneticisi bölü-münden donanım aygıtlarının
kaynak değerlerini değiştirerek, bazen kartın yerini değiştirerek bu
sorun çözülebilir (tüm genişleme yuvaları doluysa bazen de
çözülemeyebilir). Aslında PCI Steering adı verilen bir yolla bir
IRQ’nun iki PCI aygıt tarafından kullanılması mümkündür. Ama bunun için
aygıtın ve sürücülerinin bu işlemi desteklemesi gerekir. Bu konunun
detaylarına da Windows ile ilgili bölümümüzde değineceğiz.
DMA Kanalları
Doğrudan
bellek erişim (Direct Memory Access) kanalları sistem içinde çoğu
aygıtın doğrudan bellek ile veri alış verişi için kullandığı yollardır.
IRQ’lar kadar “ünlü” değillerdir, çünkü sayıları daha azdırve daha az
sayıda donanımda kullanılırlar. Bu yüzden de daha az soruna yol
açarlar. Bildiğiniz gibi işlemci PC’nin beynidir. Eski PC’lerde işlemci
neredeyse her şeyi üstlenirdi; tabii, tüm donanım aygıtlarına veri
göndermek ve onlardan veri almak işini de. Ancak bu pek verimli
olmazdı; işlemci veri transferi ile ilgilenmekten başka işlemleri doğru
dürüst yerine getiremezdi. DMA sayesinde bazı aygıtlar kendi aralarında
veri transferi yapıp bu yükü işlemcinin üzerinden aldılar. DMA
kanalları normalde yonga setinin bir bölümünü oluşturur. Bir PC’de 8
DMA kanalı bulunur ve 0′dan 7′ye kadar numaralandırılır. DMA’lar
genelde ses kartları, disket sürücüler, teyp yedekleme birimleri,
yazıcı portu (LPT1), ağ ve SCSI kartları, ses özelliği olan modemler
tarafından kullanılırlar.
BIOS
BIOS’un açılımı Temel
Giriş Çıkış Sistemi’dir (Basic Input/Output System). PC’deki en temel
seviye yazılımdır; donanım ile (özellikle de işlemci ve yongasetiyle)
işletim sistemi arasında bir arayüz görevi görür. BIOS sistem donanıma
erişimi ve üzerinde uygulamalarınızı çalıştırdığınız ileri düzey
işletim sistemlerinin (Windows, Linux vs.) yaratılmasını sağlar. BIOS
aynı amanda PC’nin donanım ayarlarını kontrol eder; PC’nin düğmesine
bastığınızda boot etmesinden ve diğer sistem işlevlerinden sorumludur.
BlOS da bir yazılımdır dedik; bu yazılım anakart üzerindeki BIOS
yongası üzerinde tutulur. Eskiden BIOS bir ROM (Read Only Memory) idi.
Yani sadece okunabiliyordu, üzerine yazılamıyordu. Daha sonra eklenen
yeni donanımlara göre BlOS’ta güncelleme yapılmasının gerekmesi üzerine
Flash BIOS adı verilen yazılabilir/güncellenebilir BIOS yongaları
kullanılmaya başladı. Böylece kullanıcılar daha güncel bir BIOS
sürümünü anakart üreticisinin Web sitesinden indirerek yükleyebilirler.
Sayfa Adresi -
|